AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 CERN deneyinde yer alan Türk bilimadamı Kerem Cankoçak

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Zefyhr
Admin
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 32
Yaş : 31
Nerden : Adrianople Islahanesi

MesajKonu: CERN deneyinde yer alan Türk bilimadamı Kerem Cankoçak   C.tesi Kas. 14, 2009 3:48 pm

Bütün dünyanın en çok merak ettiği konulardan biri İsviçre'deki CERN araştırma merkezinde yapılacak Büyük Patlama Deneyi. Yerli ve yabancı basında sürekli bu konda haberler ve teoriler çıkıyor. Peki hangisi doğru? Büyük Patlama olacak mı? Deneyden sonra dünya zarar görecek mi? CERN gizli deneylerin yapıldığı kapalı bir üs mü?

Bu soruların cevabını kısa bir süre için Türkiye'ye gelen, CERN'de görevli Türk bilim adamı Kerem Cankoçak'a Haberturk.com adına 10 Kasım'da kendisiyle yüzyüze görüşüp sordum.



S.K.: Öncelikle çok merak edilen güncel bir olaya açıklık getirmek istiyorum. Hazır sizin gibi değerli bir CERN bilim adamı buradayken birinci ağızdan cevabını alalım. Yakın zamanda gazetelerde dış basın kaynaklı bir haber çıktı. Hadron çarpıştırıcısının olduğu yere bir kuş girmiş ve ağzındaki ekmek kırıntısını makinenin üzerine düşürmüş. Kırıntı makineyi bozmuş ve çarpıştırıcı kalıcı olarak hasara uğramış, deney durmuş. Bu doğru mu?

K.C.: Ben de onu gazetelerden öğrendim. CERN'deydim dün geldim Türkiye'ye. Aslında bunun bir kısmı doğru, bardağın yarısı boş yarısı dolu olur algıya göre gerçek değişir ya onun gibi. Şimdi bizim deneylerimiz yerin 100 metre altında gerçekleşiyor. Bunun nedeni de kozmik ışınlardan korunmak çünkü kozmik ışınlar; ki bunlar kozmik parçacıklar; ekstra bir gürültüye, elektronik gürültüye yol açıyor.
Detektörü yerin 100 metre altına indirmek için dev bacalar var, bunlar çok geniş bacalar. Buradan kuş da girebiliyor tabi ki. Bahsedilen olayda da bir kuş girmiş ve çok küçük bir arızaya neden olmuş ama biz bunu hiç hissetmedik bile çok kısa süreli bir arızaydı. İlginç olsun diye medya bunu büyütmüş. Bu tip arızalar oluyor tabi ki ve bu çok normal çünkü çok büyük karmaşık elektronik bir sistem. Sonuçta kalıcı bir hasar söz konusu değil deney hala devam ediyor.


S.K.: CERN tam olarak nedir?

K.C.: CERN'in açılımı Avrupa Nükleer Araştırma Konseyi. Adında “nükleer” kelimesi geçiyor ama nükleer araştırma ile ilgili bir şey yapılmıyor. Nükleer çekirdek demek, atomun çekirdeği anlamına geliyor. CERN yaklaşık 55 yıl önce kurulduğu için o yıllarda atomun çekirdeğine kadar inilebiliyordu. Şimdi modern anlamda CERN bir Avrupa Parçacık Fiziği Laboratuarı, burada yapılan şey maddenin temel yapı taşlarını incelemek. Esas amaç elbette merak ve keşif; Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Maddenin kökeninde ne var? Nasıl oluştu? bu sorulara cevap aramak.


S.K.: CERN hangi ülkelere açık, bildiğim kadarıyla bir üyelik sistemi mevcut?

K.C.: CERN'e Avrupa ülkelerinin hemen hemen hepsi üye fakat üye olmak şart değil. Üye olmadan da deneylere katılınabiliyor bu uluslararası bir laboratuar. Örneğin Amerika, Rusya, Çin, Japonya buradaki deneylere katılıyor. Türkiye de katılıyor ama çok az bir katkıda bulunuyor. Eğer üye olursak daha fazla katkıda bulunacağız.


S.K.: CERN'deki bilgiler dışa kapalı mı? Gizlilik nasıl sağlanıyor?

K.C.: Dünyanın her tarafından gelen yaklaşık 10 bin kadar fizikçi bilim adamı bir arada çalışıyor. İşin hiç bir gizlisi saklısı yok her şey açık, bir teknoloji gizi yok.


S.K.: Siz CERN'de çalışan tek Türk müsünüz?

K.C.: Yo hayır değilim, çok Türk var. Bu Türklerin bir kısmı, Amerika ve Avrupa devletleri adına çalışıyor; örneğin ben yakın zamana kadar Iowa üniversitesi adına çalışıyordum 2 aydır İTÜ İstanbul Teknik Üniversitesi adına çalışıyorum. Noel'den sonra İTÜ’de aktif olarak derslere de başlayacağım. Türkiye'nin ülke olarak katıldığı bazı deneyler var, o deneylere katılan Türk bilim adamları Türk üniversiteleri adına bulunuyor. Ama bunlar sürekli CERN'de değiller yani arada bir gidip geliyorlar. Sonuç olarak CERN'de belki 100'e yakın Türk bilim adamı var.



S.K.: Siz deneyin sonuna kadar orada mı olacaksınız?

K.C.: Hayır ben yakında İTÜ’de ders vermeye başlayacağım ve gidip geleceğim çünkü orada veriler alınıyor artık, verileri buradan da analiz edebiliyoruz.



S.K.: Peki yine birinci ağızdan en çok merak edilen sorulardan birinin cevabını alalım: Deneyin, insanların korkmasını gerektirecek bir sonucu olacak mı?

K.C.: Şimdi basında şöyle bir yanlış anlaşma oluşuyor: bu deneylere Big Bang-Büyük Patlama deneyleri deniliyor ve insanlar da orada bir patlama olacak zannediyor. Halbuki büyük patlama oldu zaten 13,5 milyar yıl önce, bizim burada protonları çarpıştırdığımız zaman ortaya çıkacak olan enerji bir sineğin kanat çırpması kadar! Çok küçük bir enerji ama buradan çıkacak sonuçlar Büyük Patlama'ya ve Büyük Patlama'dan sonraki nano saniyelere açıklama getireceği için Avrupa basınında Büyük Patlama Deneyi olarak geçiyor. Ama insanlar bunu patlama olacakmış gibi anlıyorlar.



S.K.: Bir başka merak edilen gizemli konu da Anti-Madde. CERN'de anti-madde ile ilgili deneyler de yapılıyor mu?

K.C.: Anti-madde aslında var bu bir gizem ya da teori değil. Her parçacığın zıt yüklü bir anti-parçacığı var: Elektron/Pozitron gibi... Anti-proton ve anti-elektron (pozitron)'dan meydana gelen Anti-atom ise 5 sene önce CERN'de yaratıldı. Ama anti-hidrojen atomu nano saniyelerde yok oluyor çünkü madde ve anti-madde birbirini yok ediyor. Şu anda içinde yaşadığımız evren maddeden oluşuyor. Anti-atomu laboratuarda yaratabiliyorsunuz ama bunlar madde ile birbirini yok ediyor. Anti-madde/Madde simetrisi kırılmasaydı şu anda biz de var olamazdık. Ya madde ya da anti-maddenin hakim olması lazım ki madde ortaya çıkabilsin. Yoksa birbirlerini yok ediyorlar ve geriye sadece radyasyon kalıyor. "Peki bu neden böyle oldu?" sorusuna cevap aranıyor CERN'de ve belki de bu soruya da cevap verilebilecek.



S.K.: Buüyük patlama deneyi sonucunda ne hedefleniyor? Diyelim ki deney başarılı oldu ve mini Big Bang gerçekleşti, Büyük Patlama ve diğer bilinmezlerle ilgili sorular cevaplandı. Mesela Kara Delik, Kara Enerji gibi bilinmezlere açıklık getirildi dolayısıyla evrenin hızla genişlemesi ile ilgili sorulara da cevap bulundu. Peki bu bilgilerle ne yapılacak? Evrenin genleşme hızına mı etki edilmek hedefleniyor?

K.C.: Hiç bir şey hedeflenmiyor, hiç bir şey yapılmayacak. Bu deneylerin tek sebebi "merak". Bilimin temel çıkış noktası her zaman meraktır. Bu deneyde de ana etken merak ve bilmediklerimizi öğrenmek yoksa başka bir hedef ya da gizli ajanda söz konusu değil. Ama bu merakımızı giderirken ortaya gündelik hayatta kullandığımız teknolojik ürünler de çıkmakta. Örneğin World Wide Web, röntgen, tomografi cihazları,.vb.
k:haberturk.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
CERN deneyinde yer alan Türk bilimadamı Kerem Cankoçak
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Edgar Allen Poe - Hikayeler
» TRaBZoNSPoR MaRŞLaRı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: El-Muhaberat :: Bilim ve Teknik-
Buraya geçin: